Sırt ağrılarına çözüm

Duruş bozukluklarının zamanla sırt ağrısı, nefes almada zorluk ve kaslarda şiddetli ağrı gibi sağlık sorunlarına neden olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle gençleri ve hamileleri dik durmaları konusunda uyarıyor. Mayo Clinic uzmanları, duruş bozukluklarının insan sağlığında bazı olumsuzluklara yol açabileceğini bildiriyor.

Duruş bozukluklarının sıklıkla; kısa görünmek isteyen uzun boylu gençlerde, büyümeye başlayan göğüslerini gizlemek için omuzları içe çeken buluğ çağındaki kızlarda ve hamilelik döneminde alınan fazla kilolar nedeniyle vücut dengeleri bozulan anne adaylarında rastladıklarını belirten uzmanlar, iyi bir duruş için şu duruş düzeltme egzersizlerinin yapılmasını öneriyor:

• Yere oturun, bir bacağınızı düz olarak ileri doğru uzatın, diğerini ise bağdaş kuracak şekilde kıvırın. İki ucundan tuttuğunuz bir havluyu uzattığınız ayağınızın ortasına gelecek şekilde yerleştirin ve havluyu yavaş yavaş kendinize doğru çekin. Bu hareketi her iki bacağınız için dörder kez tekrarlayın.
• Sırt üstü uzanın, kollarınızı iki yanınıza uzatıp kalçanızı yavaş yavaş olabildiğince yukarı kaldırın. Kalçanızı 10 ile 30 saniye arasında havada tutup bırakın ve bu hareketi üç kez tekrarlayın.
• Sırt üstü uzanın, önce bir dizinizi sonra diğerini elinizle göğsünüze doğru çekerek esnetin, her iki bacak için bu işlemi dört kez uygulayın.
• Ayak uçlarınızı topuklarınız ayrı kalacak biçimde birleştirin, kollarınızı iki yanda rahat bir şekilde tutun. Başınız dik durumdayken omuzlarınızı geriye doğru itin, bacak kaslarınızı yardımıyla kalçanızı ve karnınızı kasın.

Duruş bozukluklarının zamanla sırt ağrısı, nefes almada zorluk ve kaslarda şiddetli ağrı gibi sağlık sorunlarına da yol açabileceğini bildiren uzmanlar, dikkat edilmesi gereken noktaları ise şöyle sıralıyor:

• Ayaktayken çenenizi öne çıkarmayın, omuzlarınız geride, başınız ise dik olsun
• Yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçının
• Otururken bacaklarınızın paralel olmasına dikkat edin
• Uzun süre oturmayın.
• Otururken ve ayaktayken vücudunuzun aldığı şekle dikkat edin, sık sık
• Dik durmanıza yardımcı olacak egzersizler ve yoga yapın.


Cildinizi yaşlanma etkilerinden koruyun

DNA molekülü çevresel faktörlerin etkisiyle kendini korumak için intihar eder. Çok sayıda hücrenin ölmesi erken yaşlanmaya neden olur.

Yaşlanmak kadın, erkek hepimizin ortak korkusu. Yaşlanmayı durdumak elimizde değil ama yaşlanma etkilerini geciktirmek mümkün...

DNA Onarım Bilimi konusunda dünya çapında tanınmış bir bilim adamı olan ''Geleceğin Cilt Bakımı Devrimi'' adlı kitabı da kaleme alan Dr. Daniel B. Yarosh, ''hasar oluşturan UV ışınlarına karşı insan vücudunun iki ana savunma mekanizması vardır. Bu savunma mekanizmasının birinci cephesi melanindir. Bu madde zararlı UV ışınlarını yansıtarak veya emerek, bu ışınların hücre çekirdeğindeki DNA'ya hasar vermesini önler. İkinci savunma cephesi ise bu ışınların ulaşıp, hasar oluşturduğu DNA sarmalındaki hasarlı kısımların çıkartılmasıdır. Yaşamımız boyunca DNA hasarı giderek birikir ve endojen DNA onarım mekanizması da yaşam boyu bunu onarmaya çalışır. Yaşlandıkça, ciltteki DNA onarım mekanizması da giderek zayıflar ve azalır''diyor.

DNA ONARIMI NEDİR?
DNA onarımını anlatmadan önce DNA'nın tam olarak ne demek olduğunu bilmemiz gerekiyor. DNA, bütün hücresel organizmalarda mevcut olan, hücrenin bütün yaşam fonksiyonlarında rol oynayan dev bir moleküldür. DNA molekülünde yer alan her bir gen insan vücudundaki bir özelliği kontrol eder. Vücut şekli, saç, göz rengi, organların fonksiyon ve işbölümü, kalıtım hep bu genlerin kontrolü altındadır.

Hasar görmüş olan DNA, çok aşamalı DNA onarım mekanizmasını harekete geçiren karmaşık bir cevap sistemini tetikler. DNA onarımı, her biri ayrı ayrı genler tarafından kodlanmış 20 kadar enzimin görev yapmasına bağlıdır. Bu genlerde oluşan değişiklikler, onarım mekanizmasını tümüyle ortadan kaldırmasa bile, bu mekanizmanın çalışmasını olumsuz yönde etkiler.

HASAR ONARILMAZSA
DNA onarım genlerinde görülen genetik farklar, bazı insanların vücudunda, diğerlerine nazaran daha fazla DNA onarım kapasitesi olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan DNA onarım kapasitesi düşük kimseler ise cilt kanserine diğerlerinden daha yatkındır. DNA hasarının onarılamaması çok ciddi sorunlar yaratır. İlk birkaç dakika içinde hücre bölünmeyi durdurur ve onarım işlemini başlatan bir iç alarm sinyali oluşturur. Birkaç saat sonunda hücre kendi hasarını değerlendirir ve, eğer bu hasar onarılamayacak kadar ciddiyse, apoptosis denilen bir mekanizma ile kendi kendine bir intihar mesajı gönderir ve kanserli bir hücreye dönüşme potansiyelini bertaraf etmek için kendini ölüme mahkum eder.

Güneş


<<Önceki Sayfa |1/4|
Kişisel